Bana dair…
Çıkmaz
sokaklarda yitirdiğim benliğimi, ıslak gözbebeklerimde arıyorum.
Yediverenler yetişiyor umutsuzluğun kapı eşiğinde. Tüm hüzünlerimi
emiyorum dudaklarımın kıvrımından. Sancılar büyütüyorum kelime
boylarında. Adressizliğimi sorguluyorum yıkılan duvarlarımın dibinde.
Talan edilmiş yüreğimin parçalarını topluyorum yalancı bir güneşin
sıcağında.
Küçük
bir kızın hıçkırıklarını duyuyorum iç dünyamın derinliklerinde. Göğüs
kafesimde beslediğim güvercinleri uçuruyorum sana doğru. Kanat
çırpıntılarına, yürek çarpıntılarımı ekleyerek….
Bu
suskunluğum, dile gelmiş çığlıkların isyanıdır. Susuşlarımda
boğuluyorum. Susuşlarına anlam yüklüyorum. Sen sustukça ben
dilleniyorum. Ben sevgi dilenir oluyorum. Sessiz harflerine ses oluyor,
düşük cümlelerine el uzatıyorum.
Tut elimi ey yarr…
Haydi
şimdi çığlık çığlığa gel dudak kenarlarımın boşluklarına. O boşluklar
dan düşen her bir cümleyi intihar eylemi süslüyor. Dolu dolu ağlıyorum..
Senin yüreğin tarafından sevilmiş olmaktan gurur dayan yüreğim pes etmedi gidişinle.
Yokluğunda
kazılmış ayrılığın uçurumlarına düştüm. Canıma, yüreğime mühürlediğim
seni, benden acımasızca alıp ipsiz uçurumlara atsan bile, sana düşerim
ben. Duvarların sağır dudaklarında suskulara esir düştüm. Kanayıp
durdum sensizliğin duraklarında. Ama pes etmedim.
Ayrılığa dair, yargısız ve acımasız mahkemeler kurmadım. Aşkıma ayrılık hükmünü giydirmedim ben.
Beni “ sensiz “ bıraktın diye senden vazgeçmedim. Sen gitsen de ey yar, ben hala sendeyim.
Seni
ilk hissettiğim yerde, yüreğindeyim.Benden uzakta olsan da kör gecenin
karanlığında umuda gülümseyen gözlerinin derin maviliğini
düşlüyorum.Dipsiz kuyulara düşüyorum.
Tut beni yarrr..
Mavi
derinliğinde kanayan bir hatıra olsam da, sevgini hep nefesim bildim.
Özleminle kavrulan bedenime kara geceleri reva gördüm. İsyanımın
üzerine giydirilmiş ayrılığa inat, kalbimin ölümsüz sevdasına savaşlar
açtım.
Sevdanı tek silahım bildim. Ayrılıklar zafer çığlıkları atsalar da, ben seni kazandım seni hep sevdim.
Biliyorum
bu dünyada bize vuslat yasak. Ama aşk bu değil midir ki, sevilen gitse
de bir yudum gülüşüyle hala yürekte yaşatabilmek değil midir.
Merak
etme ADAMIM, sen gitsen de ben sadece seni sevdim.Çünkü biz seninle
aynı yürekle gülümseyip aynı gözle ağlayan iki imkansız yürektik
kavuşmaları ölüme ertelenmiş.
Bu
imkansızlığa inat kavuşabilseydik eğer, sarhoş olup, yağmurların
altında sırılsıklam dans edecektim seninle. Gökyüzünün şahitliğinde
sırıksıklam olmuş gülüşlerimi tenine serip, adaklar adayacaktım.
Yağmur
sonrası gökkuşağının tüm renklerinden çiçekler toplayacaktım sana.
Papatyaları serecektim ayaklarının altına. Miski amber kokularını
yayacaktım sen geçen yollara.
Söyle ey yar, papatyaları saçlarıma takıp bir bahar günü
gelecek misin gülüşlerimin sıcaklığına…
Söyle ey yüreğimi acılarına adadığım sevgili, dönecek misin yüreğimin yalnızlığına…
Dönmezsen eğer, gelmezsen eğer..Bil ki..
Ben hala….
Kelimelerin
suskularında, sen olan satırlarda gittiğin güne ağıtlar yakıyor
olacağım. Sensiz yaşadığım aşkın mutluluklarını bulutlara yazıyor
olacağım. Ve sen tüm bunlardan habersiz “ bensizliğe “ uyanırken ben
sana nefes alıyor olacağım…
Gitsen de benden, ben hala seni seviyorum çünkü biz seninle hayat kadar yalan, ölüm kadar gerçektik..
papatya sessizligi
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Bu bir veda,bir tebessüm
Yaz güneşine,bir nefes dağ kokusuna..."
Gecenin
karanlık sesinde bir parça hüzün tınısıydı gözyaşlarım. Gözlerinin
matemine yenilmeden başladı yola çıkmışlığım. Güneşin yelkovanı son
demlerini kovalıyor akrebin ve batan güne karışan,elde kalan salt
umutlarıma takılıkalıyor gözlerim. Sana doğru yürüdüğüm
sokaklardan,zifir geceye karışan zamansız bir yol ayrımındayım...
-İki şehrin arasındayım şimdi;
Biri hiç bilmiyor beni,öteki hiç sayıyor.
(Bir veda yolculuğu bu...)
"Açık kurşuni mehtap içinde bir veda;
Kaybolmuş aşklara,hayata
Mağlubum...
Derin sevdalara,büyük ihtiraslara mağlubum."
Sen
bilmezsin,her yağmurda sonbahar olur yüzüm. Yüreğime vuran damlalar
birikir içimde,ansızın büyürüm. Şimdi tüm yapraklarımı savurup,inceden
bir sızı yükledim dallarıma. Sen dokundukça gün yüzü gören çiçeklerimin
yerinde yeller esiyor.
-Biliyor musun;
Hâlâ ellerin kokuyor...
(Ne kadar serpsen de beyazları,kayıp gecelerin karanlığını sıyırıp atamıyorum üzerimden...)
"Ben hayatın mağlubuyum;
Derin sevdaları beceremedim...Mağlubum!!!"
Yalnızlığıma
uzattığın ellerine gözyaşlarımı koydum,al hadi...Karanlık caddelerden
geçip vardığım dönemeçlere,yağmurda ıslanmış toprak kokusunun anlamını
yitirdiği umutsuz sokaklardan birinde bırak beni...
-Anılara tutsak kaldımsa da,kurtarma;
Mazinin yırtık sayfalarına uğurla beni...
Alıntı
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
17/12/2009 · Kategori: gifler

Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Ağladığın
yerde olacağım ben..Başını göğsüme yaslaman için..."Ağlama" demeyeceğim
sana, susturmayacağım.Akacak gözyaşların içindeki acıyla birlikte..
Geçmişte
seni yaralayan ne varsa hepsi bir bir çıkacak yüreğinden.Gözyaşların
temizleyecek yarım aşklardan kalan tortuları. Yüreğindeki yaraları
iyileştirecek.Hıçkıra hıçkıra ağlarken sadece dokunacağım sana,
saçlarını okşayıp daha da fazla ağlamanı sağlayacağım.Bir daha
ağlamaman için..
Güldüğün
yerde olacağım ben..Gülümsemeyle birlikte yüzüne yayılan aydınlığa
tanık olmak için. Seninle birlikte gülmek için. Kahkahalarının odanın
duvarlarını çınlattığı anda "Yetmez" diyeceğim sana, "Daha fazla gül,
daha fazla çınlat duvarları..." Gülüşünün içimde yarattığı coşkuyu
duyumsamak istiyorum. Seni nasıl güzelleştirdiğini görmek istiyorum..
Özlediğin
yerde olacağım ben..Özlemini dindirmek için. Bana dolu dolu sarılman
için. Özlüyorsan Aşıksındır, bu ne güzel bir gerçek. Ben yanımdayken
bile özlüyorum seni. "Olur mu öyle şey?" deme, oluyor işte. Aşkı bu
kadar derin hissederken özlememek mümkün değil. Doyamıyorum sana
anlıyor musun ? Benim özlediğim kadar sende beni özle istiyorum. Her
neredeysen orada olacağım ben..
Sensiz
olmak istemiyorum çünkü. Bir tek günümü bile sensiz geçirmek
istemiyorum. Hep benimle olmalısın, ne yaşayacaksan hep benimle
yaşamalısın. Biz bu yola birlikte çıktıysak eğer, sonuna kadarda
birlikte yürümeliyiz. El ele ve yürek yüreğe..
Bizi
birbirimize bağlayan şey aşk. Aşkı herşeyiyle yaşamalıyız. Şimdi
diyorum ki sana;Bir hayatı paylaşmak, bir aşka ortak olmak istiyorsan
çağır beni yanına. Hiç çekinme çağır. Kaygılarından sıyrıl, aşkın
çaresiz oyunlarından vazgeç. Bize göre değil bunlar. Utanma
duygularından, isteklerinden..
Deki; "Aşığım..." Deki; "İstiyorum..." Seninim ben, sonsuza kadar senin...
Alıntı
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!

Bir papatya tarlasında düşmüştün yüreğime, zamansız gittin... Öyle bir gittin ki hem de;
Öyle bir gittin ki benden, bana sadece yolun açık olsun demek kaldı. Yüreğimde ne yaş, ne acı, tebessüm dudaklarıma yapıştı kaldı.
Mevsimsiz
bir ayrılıktı bu, kardan bihaber soğuk, yağmurdan bihaber yaşlar,
güneşten bihaber yangınlar, bahardan bihaber papatyalar...
Öyle bir gittin ve beni öyle inandırdın ki bunun bir veda olmadığına, bana sadece beklemek kaldı. Korkularımı verip, yerine umutlar ektiğin tarlarda çıplak ayakla yürüdüğüm bir hasat zamanıydı vedan.
Üzerine bastığım korkuların, toprağa karışıp bir gün yeniden hücrelerime yayılacağı bilimselliğinden uzaktı umutlarım.
Öyle bir gittin ki, vuslata aşktan daha bir aşktı bu gidiş... Sana yüreğime çok gelen ne kadar ben varsa sundum...
Tut hadi!
Duy beni.
Öyle bir gittin ki benden, sen giderken bana sadece bunu kabullenmek kaldı... Sustum...
Dudaklarma bir tebessüm takıldı kaldı...
Öyle bir gittin ki benden, bu yürek buna hiç inanmadı...
Kim ikna edebilir ki beni dönmeyeceğine....
Alıntı
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
« Önceki ::