17/12/2009 · Kategori: Begendiginiz yazilar

Bana dair…

Çıkmaz sokaklarda yitirdiğim benliğimi, ıslak gözbebeklerimde arıyorum. Yediverenler yetişiyor umutsuzluğun kapı eşiğinde. Tüm hüzünlerimi emiyorum dudaklarımın kıvrımından. Sancılar büyütüyorum kelime boylarında. Adressizliğimi sorguluyorum yıkılan duvarlarımın dibinde. Talan edilmiş yüreğimin parçalarını topluyorum yalancı bir güneşin sıcağında.

Küçük bir kızın hıçkırıklarını duyuyorum iç dünyamın derinliklerinde. Göğüs kafesimde beslediğim güvercinleri uçuruyorum sana doğru. Kanat çırpıntılarına, yürek çarpıntılarımı ekleyerek….

Bu suskunluğum, dile gelmiş çığlıkların isyanıdır. Susuşlarımda boğuluyorum. Susuşlarına anlam yüklüyorum. Sen sustukça ben dilleniyorum. Ben sevgi dilenir oluyorum. Sessiz harflerine ses oluyor, düşük cümlelerine el uzatıyorum.
Tut elimi ey yarr…

Haydi şimdi çığlık çığlığa gel dudak kenarlarımın boşluklarına. O boşluklar dan düşen her bir cümleyi intihar eylemi süslüyor. Dolu dolu ağlıyorum..

Senin yüreğin tarafından sevilmiş olmaktan gurur dayan yüreğim pes etmedi gidişinle.

Yokluğunda kazılmış ayrılığın uçurumlarına düştüm. Canıma, yüreğime mühürlediğim seni, benden acımasızca alıp ipsiz uçurumlara atsan bile, sana düşerim ben. Duvarların sağır dudaklarında suskulara esir düştüm. Kanayıp durdum sensizliğin duraklarında. Ama pes etmedim.

Ayrılığa dair, yargısız ve acımasız mahkemeler kurmadım. Aşkıma ayrılık hükmünü giydirmedim ben.
Beni “ sensiz “ bıraktın diye senden vazgeçmedim. Sen gitsen de ey yar, ben hala sendeyim.
Seni ilk hissettiğim yerde, yüreğindeyim.Benden uzakta olsan da kör gecenin karanlığında umuda gülümseyen gözlerinin derin maviliğini düşlüyorum.Dipsiz kuyulara düşüyorum.
Tut beni yarrr..

Mavi derinliğinde kanayan bir hatıra olsam da, sevgini hep nefesim bildim. Özleminle kavrulan bedenime kara geceleri reva gördüm. İsyanımın üzerine giydirilmiş ayrılığa inat, kalbimin ölümsüz sevdasına savaşlar açtım.
Sevdanı tek silahım bildim. Ayrılıklar zafer çığlıkları atsalar da, ben seni kazandım seni hep sevdim.

Biliyorum bu dünyada bize vuslat yasak. Ama aşk bu değil midir ki, sevilen gitse de bir yudum gülüşüyle hala yürekte yaşatabilmek değil midir.

Merak etme ADAMIM, sen gitsen de ben sadece seni sevdim.Çünkü biz seninle aynı yürekle gülümseyip aynı gözle ağlayan iki imkansız yürektik kavuşmaları ölüme ertelenmiş.
Bu imkansızlığa inat kavuşabilseydik eğer, sarhoş olup, yağmurların altında sırılsıklam dans edecektim seninle. Gökyüzünün şahitliğinde sırıksıklam olmuş gülüşlerimi tenine serip, adaklar adayacaktım.
Yağmur sonrası gökkuşağının tüm renklerinden çiçekler toplayacaktım sana. Papatyaları serecektim ayaklarının altına. Miski amber kokularını yayacaktım sen geçen yollara.

Söyle ey yar, papatyaları saçlarıma takıp bir bahar günü
gelecek misin gülüşlerimin sıcaklığına…
Söyle ey yüreğimi acılarına adadığım sevgili, dönecek misin yüreğimin yalnızlığına…

Dönmezsen eğer, gelmezsen eğer..Bil ki..
Ben hala….

Kelimelerin suskularında, sen olan satırlarda gittiğin güne ağıtlar yakıyor olacağım. Sensiz yaşadığım aşkın mutluluklarını bulutlara yazıyor olacağım. Ve sen tüm bunlardan habersiz “ bensizliğe “ uyanırken ben sana nefes alıyor olacağım…

Gitsen de benden, ben hala seni seviyorum çünkü biz seninle hayat kadar yalan, ölüm kadar gerçektik..

papatya sessizligi

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

17/12/2009 · Kategori: Begendiginiz yazilar

Bu bir veda,bir tebessüm
Yaz güneşine,bir nefes dağ kokusuna..."

Gecenin karanlık sesinde bir parça hüzün tınısıydı gözyaşlarım. Gözlerinin matemine yenilmeden başladı yola çıkmışlığım. Güneşin yelkovanı son demlerini kovalıyor akrebin ve batan güne karışan,elde kalan salt umutlarıma takılıkalıyor gözlerim. Sana doğru yürüdüğüm sokaklardan,zifir geceye karışan zamansız bir yol ayrımındayım...

-İki şehrin arasındayım şimdi;
Biri hiç bilmiyor beni,öteki hiç sayıyor.

(Bir veda yolculuğu bu...)

"Açık kurşuni mehtap içinde bir veda;
Kaybolmuş aşklara,hayata
Mağlubum...
Derin sevdalara,büyük ihtiraslara mağlubum."

Sen bilmezsin,her yağmurda sonbahar olur yüzüm. Yüreğime vuran damlalar birikir içimde,ansızın büyürüm. Şimdi tüm yapraklarımı savurup,inceden bir sızı yükledim dallarıma. Sen dokundukça gün yüzü gören çiçeklerimin yerinde yeller esiyor.

-Biliyor musun;
Hâlâ ellerin kokuyor...

(Ne kadar serpsen de beyazları,kayıp gecelerin karanlığını sıyırıp atamıyorum üzerimden...)

"Ben hayatın mağlubuyum;
Derin sevdaları beceremedim...Mağlubum!!!"

Yalnızlığıma uzattığın ellerine gözyaşlarımı koydum,al hadi...Karanlık caddelerden geçip vardığım dönemeçlere,yağmurda ıslanmış toprak kokusunun anlamını yitirdiği umutsuz sokaklardan birinde bırak beni...

-Anılara tutsak kaldımsa da,kurtarma;
Mazinin yırtık sayfalarına uğurla beni...
Alıntı

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

17/12/2009 · Kategori: gifler











































Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

17/12/2009 · Kategori: Begendiginiz yazilar

Ağladığın yerde olacağım ben..Başını göğsüme yaslaman için..."Ağlama" demeyeceğim sana, susturmayacağım.Akacak gözyaşların içindeki acıyla birlikte..

Geçmişte seni yaralayan ne varsa hepsi bir bir çıkacak yüreğinden.Gözyaşların temizleyecek yarım aşklardan kalan tortuları. Yüreğindeki yaraları iyileştirecek.Hıçkıra hıçkıra ağlarken sadece dokunacağım sana, saçlarını okşayıp daha da fazla ağlamanı sağlayacağım.Bir daha ağlamaman için..



Güldüğün yerde olacağım ben..Gülümsemeyle birlikte yüzüne yayılan aydınlığa tanık olmak için. Seninle birlikte gülmek için. Kahkahalarının odanın duvarlarını çınlattığı anda "Yetmez" diyeceğim sana, "Daha fazla gül, daha fazla çınlat duvarları..." Gülüşünün içimde yarattığı coşkuyu duyumsamak istiyorum. Seni nasıl güzelleştirdiğini görmek istiyorum..


Özlediğin yerde olacağım ben..Özlemini dindirmek için. Bana dolu dolu sarılman için. Özlüyorsan Aşıksındır, bu ne güzel bir gerçek. Ben yanımdayken bile özlüyorum seni. "Olur mu öyle şey?" deme, oluyor işte. Aşkı bu kadar derin hissederken özlememek mümkün değil. Doyamıyorum sana anlıyor musun ? Benim özlediğim kadar sende beni özle istiyorum. Her neredeysen orada olacağım ben..




Sensiz olmak istemiyorum çünkü. Bir tek günümü bile sensiz geçirmek istemiyorum. Hep benimle olmalısın, ne yaşayacaksan hep benimle yaşamalısın. Biz bu yola birlikte çıktıysak eğer, sonuna kadarda birlikte yürümeliyiz. El ele ve yürek yüreğe..





Bizi birbirimize bağlayan şey aşk. Aşkı herşeyiyle yaşamalıyız. Şimdi diyorum ki sana;Bir hayatı paylaşmak, bir aşka ortak olmak istiyorsan çağır beni yanına. Hiç çekinme çağır. Kaygılarından sıyrıl, aşkın çaresiz oyunlarından vazgeç. Bize göre değil bunlar. Utanma duygularından, isteklerinden..

Deki; "Aşığım..." Deki; "İstiyorum..." Seninim ben, sonsuza kadar senin...
Alıntı

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

17/12/2009 · Kategori: Begendiginiz yazilar




Bir papatya tarlasında düşmüştün yüreğime, zamansız gittin... Öyle bir gittin ki hem de;
Öyle bir gittin ki benden, bana sadece yolun açık olsun demek kaldı. Yüreğimde ne yaş, ne acı, tebessüm dudaklarıma yapıştı kaldı.
Mevsimsiz bir ayrılıktı bu, kardan bihaber soğuk, yağmurdan bihaber yaşlar, güneşten bihaber yangınlar, bahardan bihaber papatyalar...
Öyle bir gittin ve beni öyle inandırdın ki bunun bir veda olmadığına, bana sadece beklemek kaldı. Korkularımı verip, yerine umutlar ektiğin tarlarda çıplak ayakla yürüdüğüm bir hasat zamanıydı vedan.
Üzerine bastığım korkuların, toprağa karışıp bir gün yeniden hücrelerime yayılacağı bilimselliğinden uzaktı umutlarım.
Öyle bir gittin ki, vuslata aşktan daha bir aşktı bu gidiş... Sana yüreğime çok gelen ne kadar ben varsa sundum...

Tut hadi!
Duy beni.
Öyle bir gittin ki benden, sen giderken bana sadece bunu kabullenmek kaldı... Sustum...
Dudaklarma bir tebessüm takıldı kaldı...
Öyle bir gittin ki benden, bu yürek buna hiç inanmadı...

Kim ikna edebilir ki beni dönmeyeceğine....
Alıntı

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::